5 Nisan 2025 01:07

Gözünün içine bakın görürsünüz. Kalpten değil kahırdan öldü.

Empati diyorlar ya empati!
Ey! Milyonlarca ülkücü. Hadi buyurun yapın bir empati.
Onun oğlu yerine koyun bakalım kendi oğlunuzu.

Ülkücü ülkücüye pusu kuruyor var mı bunun ötesi? Var mı böyle bir acıya dayanabilecek bir babayiğit.
Var mı böyle bir kalleşliğe dayanabilecek bir baba?

Biz hatırladıkça üzülüyoruz. Peki! Ya o?
Acaba düşünmediği, acıdan kıvranmadığı bir tek saniyesi oldu mu?
Kalpten öldü diyorlar. Kalpten ölecek tabi.
Her gün kapıda adaleti bekleyen biri başka neden ölebilir ki?

İçler acısı bir fotoğraf. Ozan Arif’e yapılanı da unutmadık, bunu da unutmayacağız.
Ülkücü hareketin tarihinde böyle yürek parçalayan bunun gibi daha binlerce fotoğraf var.
Ancak onların hepsi aynı zamanda bir diriliş fotoğrafı.

Ama Ankara’nın göbeğindeki ‘O’ fotoğraf
Ve insanın içine işleyen ‘Bu’ fotoğraf başka. Bu fotoğrafta o meşhur “Bir ölüp bin diriliş” yok.
Ülküdaşlığın adına sürülen bir leke ve sırtına saplanan bir hançer var.

Çok vefasız bir hareketiz çok. Kimler gelip kimler geçmedi ki. Ne ihanetler, ne satışlar gördü bu hareket. Kimimiz sokaklarda, kimimiz er meydanında öldü.
Kimimiz cefasını, Kimimiz sefasını sürdü. Ama kural hiç değişmedi.

Dava dava dediğimiz şey bu işte. O kadar karışık ki.
Burası Türkiye, burada her şey olur dendiği gibi, burası da ülkücü hareket burada da her şey olur.
Kahramanlıkla hainlik, delikanlılıkla kalleşlik, mertlikle namertlik, dostlukla düşmanlık yan yana ve her an yer değiştirebilir.

Bir ölçüsü, bir mantığı, bir anayasası, bir geleneği, bir kutsalı yok çünkü.
Daha doğrusu var da yok. Bir bakıyorsun her şey var, bir bakıyorsun hiç bir şey yok.
Saldım çayıra mevlam kayıra. İdealistin kralıyla, alçağı alçağı iç içe.
Kurtla çakal, kurtla köpek, hatta kurtla domuz iç içe.

Örneğin, Türk yurdunda Türk çocuklarına Türküm dedirtemeyeceksek millet ne yapsın bizim milliyetçiliğimizi?
Ezan susmaz bayrak inmez diyoruz da
Ha Türküm demek yasaklanmış, ha ezan susmuş var mı bir farkı?

Sığınmacı sorununda da aynı şey, yarın neye mal olacağını görmeyenden ülkücü mü olur?
Ama oluyor işte. Ülkenin dört bir yanı sığınmacı dolmuş. Arkadaşlar hala tekbir peşinde.

Yani bakmayın siz “Lidere sadakat şerefimizdir” falan dendiğine, lider de, fikir de bu girdabın içinde.
Duruş da, şeref de, şahsiyet de hatta Türklük de, Türkçülük de bu girdabın içinde.
Kim kimi yönetiyor, kimin eli kimin cebinde belli değil.

Dünkü genel başkanı öldürdüler. Failleri belli, ama gerisi meçhul.
Ondan öncekini partiden attılar.
Ondan öncekini hain ilan ettiler.
Ondan öncekini ülkücülükten attılar.
Ondan öncekini dövdüler. Ondan öncekini de.
Ondan öncekine sövdüler. Ondan öncekine de,
Bunların hepsi genel başkandı beyler.
Bunların hepsi bugünkü ‘Bozkurt’un koltuğunda oturan bozkurtlardı.
Türkiye’nin bütün teşkilatları bunlara bağlıydı.

Ne oldu da o kurtlar bir anda hain, it, köpek, çakal oldu?
Bunların hiç biri kurt değillerse kurt olmayanları ‘Kurt’un tahtına niye oturttunuz beyler?

İdealizme çıkar, pınara lağım, özgürlüğe biat, milliyetçiliğe ümmetçilik, devletçiliğe düzencilik, Türkçülüğe şekilcilik, ÜLKÜCÜLÜĞE LİDERCİLİK, MİLLİYETÇİLİĞE PARTİCİLİK, PARTİCİLİĞE OLİGARŞİ karıştı.
Gerisini varın siz düşünün. Allah rahmet eylesin dileriz başka Musa amcalar olmaz.

HASAN GÖMLEKSİZ, 13 Mart 2024

#Failler belli, #KALPTEN DEĞİL KAHIRDAN ÖLDÜ, #Musa amca, #MUSA ATEŞ, #Musa Ateş hayatını kaybetti., #SİNAN ATEŞ

Bir yanıt yazın